gtag('config', 'UA-107906111-1');
Başarı Yolunda Ruh ve Kalp Dengesi
Demet Kolkılıç
Her insan, hayat yolculuğunda kendine bir rota çizer. Bu rotanın nereye varacağı, hangi duraklarda mola vereceği, hangi fırtınalara direnip hangi güneşlere uyanacağı çoğu zaman kendi ellerindedir. Ancak bu yolculukta, yalnızca aklımızla değil, ruhumuz ve kalbimizle de ilerlememiz gerektiğini unutmamalıyız.
Dünyanın karmaşasında ruhunuza ne kadar kulak veriyorsunuz? Bir sabah aynaya baktığınızda sadece yorgun bir beden mi görüyorsunuz, yoksa o bedenin ardında saklı kalan hayalleri ve tutkuları da fark edebiliyor musunuz? Çoğu zaman günlük koşturmacalar arasında kendimizi kaybediyor, en önemli yol arkadaşımız olan ruhumuzu ihmal ediyoruz.
Beden, ruh ve kalp bir bütün olarak dengede olduğunda, hayatın bize sunduğu fırsatları daha iyi görebiliriz. Bazen bir kitap satırında, bazen bir yağmur damlasında, bazen de bir çocuğun gülüşünde ruhumuza iyi gelen şeyleri bulabiliriz. Önemli olan, bu küçük ama değerli anların farkında olmaktır.
Yolumuzun dikenli olması, çiçeklere ulaşamayacağımız anlamına gelmez. Hayatta "mümkün" olanı yaratmak bizim elimizde. Geçmişin yükünü bırakıp, geleceği umutla karşılamaya başladığımızda ruhumuz özgürleşir, kalbimiz güzelliklere açılır.
Kendi yolculuğuma dair öğrendiğim en önemli şey şu: İnsan önce kendini keşfetmeli. Kendimizi keşfettikçe çevremize de ışık saçarız. Çünkü biz, yalnızca kendimiz için değil, başkalarının hayatına dokunmak için de buradayız.
Bu köşede sizlerle bu yolculuğu konuşacak, bazen ruhumuzu besleyen bir sohbet, bazen de kalbimizi güçlendiren bir düşünce paylaşacağım. Çünkü rotamız belli: Kalbimiz!
Bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle...
Sevgiyle kalın.